Hamas, Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasıyla ilgili olarak ara bulucu ülkelerle irtibatta olduğunu duyurdu. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, anlaşmanın uygulanması sürecinde yaşanan aksaklıkların ve İsrail’in saldırılarının, ateşkesin güvenilirliğini sarstığını belirtti ve uluslararası arabulucuların, İsrail hükümetinin ihlallerine karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kasım, İsrail’in Gazze’nin %70’ini işgal etme hedefinin geriye kalan ateşkes süreçlerini tehdit ettiğini vurguladı. Ayrıca, Gazze’ye yönelik düzenlenen saldırılarda, ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yaklaşık 929 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, buna karşın saldırıların sadece Gazze’deki insani durumu değil, bölgedeki barış umutlarını da derinden sarstığını dile getirdi. Son gelişmeler, taraflar arasındaki gerginliği artırırken, daha geniş bir barış sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlikler yaratıyor.
Hamas’ın Ateşkes Anlaşmasına Yaklaşımı
Hamas, Gazze’de 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, ara bulucu ülkeler ile iletişim halinde olduklarını ve bu süreçte makul yaklaşımlar geliştirme çabası içerisinde olduklarını dile getirdi. Kasım, ateşkesin ikinci aşamasıyla ilgili proaktif bir yaklaşım sergilediklerini vurgulayarak, bu süreçte sağlıklı bir diyalog için ara bulucularla sürekli temas halinde olduklarının altını çizdi.
Ancak, bu çabaların yanı sıra, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki toprak kontrolü ve Filistinlileri zorla yerinden etme planları, ateşkes sürecini olumsuz etkileyen unsurlar olarak öne çıkıyor. Kasım, İsrail’in bu tehditkar tavrının tüm tarafların güvenilirliğini sorgulattığını belirtti. Ayrıca, Donald Trump’ın ateşkesle ilgili planını eleştirerek, ara bulucu ülkelerin İsrail’in ihlallerine karşı daha kararlı bir duruş sergilemelerini talep etti.
İsrail’in Gazze Üzerindeki Kontrolü
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi üzerindeki kontrol durumunu değerlendirmiştir. Netanyahu, İsrail ordusunun şu anda bu bölgenin yüzde 60’ını işgal altında tuttuğunu ve bu oranın yüzde 70’e çıkarılması yönünde emir verdiğini açıkladı. Bu durum, Gazze’deki Filistinliler üzerinde büyük bir baskı oluşturarak, mevcut çatışma ortamını derinleştiriyor.
Bu noktada Kasım, ateşkes sürecine ilişkin Hamas’ın gösterdiği makul yaklaşımlarının, İsrail’in bu tür eylemleri tarafından sürekli olarak baltalandığını ifade etti. İsrail’in tavrı nedeniyle bu anlaşmaların sağlanmasının zorlaşıp zorlaşmayacağı ise olayların gidişatına bağlı olarak değişiklik gösteriyor.
Saldırılardan Etkilenen Filistinliler
Gazze’deki hükümetin medya ofisine dayandırdığı bilgilere göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana, yani 10 Ekim 2025 tarihinden itibaren, İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılarda yaklaşık 929 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve 2 bin 811 kişinin yaralandığı bilgisi verilmektedir. Bu durum, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirmiştir.
Öte yandan, 8 Ekim 2023 tarihinde başlayan saldırılarla birlikte, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 72 bin 938 Filistinli yaşamını yitirdi, 172 bini aşkın kişi de yaralandı. Gazze’deki altyapının yüzde 90’ının tahrip olduğu belirtiliyor; bu da bölgedeki yaşam şartlarının son derece zor hale gelmesine neden olmaktadır.
Uluslararası Tepkiler ve Gelecek Beklentileri
Hamas’ın ateşkes sürecine yönelik sergilediği çabalar, uluslararası kamuoyunda bazı tepkilere yol açtı. Ara bulucu ülkelerin bu süreçteki rolü, çatışmaların sonlandırılması açısından kritik bir öneme sahip. Ancak, izlenen politikaların etkili olup olmayacağı belirsizliklerini koruyor. Kasım, uluslararası toplumun bu meseledaki duruşuna da dikkat çekerek, sağlıklı bir gözlem yapılması çağrısında bulundu.
İsrail’in tutumu ve bu tutumun yaratacağı etki, bölgedeki çatışmanın geleceği açısından belirleyici olacak. Hamas’ın sergilediği makul yaklaşımlar, devam eden kargaşanın son bulmasına yönelik umutları artırmakta. Ancak, mevcut koşulların düzeltilmesi için tüm tarafların kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği, Kasım’ın açıklamalarında açıkça görülmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hamas’ın Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması ne zaman yürürlüğe girdi?
Hamas, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdiğini açıkladı.
Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının ara bulucuları kimler?
Hamas, ateşkesin ikinci aşaması ile ilgili olarak ara bulucu ülkelerle iletişim halinde olduğunu bildirdi, ancak spesifik ara bulucu ülkelerin isimleri belirtilmemiştir.
İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki kontrol oranı nedir?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin yüzde 60’ını işgal altında tuttuklarını ve bu oranı yüzde 70’e çıkarma talimatı verdiğini duyurdu.
Gazze’deki son saldırılarda kaç Filistinli hayatını kaybetti?
Gazze’deki hükümetin medya ofisine göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren İsrail’in düzenlediği saldırılarda yaklaşık 929 Filistinli hayatını kaybetti.
Editörün Önerisi
Hamas’ın, Gazze’deki ateşkes anlaşması doğrultusunda ilerlediği ve ara bulucu ülkelerle temaslarını sürdürdüğü yönündeki açıklamalar, bölgedeki gergin durumun daha fazla karmaşıklaşabileceğinin işaretini veriyor. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, ateşkesin ikinci aşamasının süreçlerine dair uzlaşmacı yaklaşımlar geliştirmek için uluslararası arabulucularla iletişimde olduğunu belirtti. Ancak bu temasların, İsrail’in Gazze üzerinde yürüttüğü ihlaller ve artan askeri hamleler karşısında büyük bir tehdit altında olduğu göz ardı edilmemeli. Öte yandan, Kasım’ın ifadeleri, Hamas’ın İzrael’in saldırılarına karşı bir duruş sergilemek yerine, daha çok diplomasi yollarına yöneldiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Netanyahu’nun Gazze Şeridi’ndeki kontrol oranını artırma talepleri ve bunun sonucunda yaşanan sivil kayıplar, süregelen ateşkesin ne derece sağlıklı yürütülebildiği konusunu derinleştiriyor. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes sonrasında bile saldırıların devam etmesi, hem uluslararası toplumun hem de bölgedeki aktörlerin yükümlülüklerini sorgulatıyor. Kasım’ın, Nickolay Mladenov’u görüşmeleri sekteye uğratmakla suçlaması, sürecin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Bu çelişki, tarafların güvenilirliğini sorgulamakta ve sürecin geleceği hakkında karamsar bir tablo çizmektedir. Bu noktada, ateşkes anlaşmasının etkili bir şekilde işletilmesi için daha sağlam ve tarafsız bir uluslararası denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Yazıyı Paylaş


