...

SONDAKİKA

Gazze’de Eğitim Mücadelesi: Öğrencilerin Zorlu Yaşamı ve Umutlar

Gazze'de Eğitim Mücadelesi: Öğrencilerin Zorlu Yaşamı ve Umutlar | TrendsOmni Dijital Haber Portalı

Gazze’de Eğitim Mücadelesi, İsrail’in iki yılı aşkın süredir devam eden soykırım saldırıları sonucunda eğitim sisteminin büyük bir çöküş yaşamasıyla daha da derinleşiyor. 745.000’den fazla öğrenci, savaş nedeniyle eğitimlerini askıya almak zorunda kalarak, üniversite binalarının hasar görmesi ve okul yapıların yerle bir olması ile karşı karşıya kaldı. Aileler, çocuklarının eğitim haklarını geri kazanmak için çaba içinde, ancak geçici barınma koşulları ve yetersiz kaynaklarla mücadele etmek zorundalar.

Nuseirat bölgesinde yaşayan Nibal Abu Armana gibi ebeveynler, çocuklarına evde ders vermekle yetinmek zorunda kalırken, eğitim sisteminin yeniden inşa edilmesi için destek bulmak giderek daha da zorlaşıyor. Eğitim alanındaki bu kesintinin gençlerin geleceği üzerindeki etkileri derinleşirken, birçok öğrenci yeniden eğitim sürecine katılma isteğini kaybetmiş durumda. Eğitimde yaşanan bu kritik aşama, yalnızca bireylerin değil, toplumun da geleceği için bir dönüm noktası oluşturuyor.

Gazze’de Eğitim Mücadelesi

Filistinliler, yıllardır süren çatışmalar ve son dönemdeki savaş nedeniyle eğitim alanında büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Son gelişmelere göre, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı askerî baskı sonucunda üniversiteler ve okullar kapatıldı. Bu sebepten ötürü, gençler ve yaşlılar, eğitimlerini yeniden sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Örneğin, Nuseirat bölgesinde yaşayan Nibal Abu Armana, yedi yaşındaki oğlu Mohammed’e temel okuryazarlık ve sayı öğretmek için bir çadırda ders vermekte. Ailesinin ihtiyaçları dolayısıyla 38 yaşındaki bu anne, okula giderken yaşadıkları rutin yaşamın hayaliyle dolu.

Nibal, savaşın başlamasından önce çocuklarının düzenli bir eğitim hayatı olduğunu ve şimdi bütün bu düzenin yok olduğunu ifade ediyor. Çocukları günlerini temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışarak geçirirken, ders çalışacak zaman bulamıyorlar. Özellikle Nibal’in büyük oğlu Hamza, savaşın getirdiği olumsuzluklar nedeniyle okula dönmeyi reddediyor. Aile içinde bir sorumluluk üstlenen Hamza, bu durumu da göz önüne alarak, eğitimine devam etmek istemiyor. Bu durum, Gazze’deki birçok aile için geçerli olup, eğitim sistemine olan ilginin kaybolmasına yol açıyor.

Eğitim Altyapısında Çöküş

Gazze’deki eğitim sisteminin durumu da korkunç. Son raporlar, savaş nedeniyle yaklaşık 745.000 öğrencinin resmi eğitim alamadığını gösteriyor. Bunun içinde üniversite öğrencileri de var; yaklaşık 88.000 genç, eğitimlerine devam edemedi. Okul binalarının çoğu, savaşta ya tamamen yok oldu ya da ciddi bir hasar aldı. Kalan okulların birçoğu da yerinden edilmiş aileler için barınak olarak kullanılıyor. Böylece, eğitim altyapısındaki bu çöküş, gençlerin eğitimine büyük bir darbe vurmakta.

İslam Üniversitesi’nde görevli Ahmad al-Turk, bu saldırıların eğitim sistemine verdiği zararı vurguluyor. “Profesörlerin hedef alınması, gelecek nesilleri de etkilemekte,” diyor al-Turk. Böyle eğitimci kayıpları, öğrenci başarısını ve gelecek araştırmaları olumsuz yönde etkileyecektir. Eğitim sisteminin çökmekte olmasının yanı sıra, çevrimiçi eğitim uygulamaları da büyük zorluklar içeriyor. Elektronik cihazların ve internet bağlantısının yetersizliği, bu sistemi kullanmayı imkânsız kılıyor.

Çevrimiçi Eğitim Zorlukları

Savaş öncesinde üniversite eğitimi almaya hazırlanan öğrenciler, şu an çevrimiçi eğitimle karşı karşıya kalıyor. 20 yaşındaki inşaat mühendisliği öğrencisi Osama Zimmo, yaşadığı zorlukları şöyle açıklıyor: “Eğitimimiz sadece ekranlar üzerinden yapılıyor. Tam bir ders deneyimi yaşamıyoruz.” Öğrenim için gereken donanımların eksikliği, öğrencilerin eğitimlerini sürdürmesini zorlaştırıyor. Eski cep telefonları ve kötü bir internet bağlantısıyla eğitim almak, öğrenciler için büyük bir engel haline gelmiş durumda.

Osama, çevrimiçi eğitime katılmakta zorlandığını ve bu yüzden inşaat mühendisliğini tercih ettiğini belirtiyor. Böylece daha az elektrik ve internet bağımlılığı olacak. İslam Üniversitesi’nin Aralık ayında yüz yüze derslere döneceğini bildirmesi, bir umut ışığı olsa da, öğrencilerin eğitimdeki kayıplarının telafisi için geçilecek uzun bir yol var.

Geleceğe Umutla Bakmak

Gazze’de eğitim mücadelesi veren gençler ve aileleri, tüm zorluklara rağmen geleceğe umutla bakmak istiyorlar. Nibal ve çocukları, eğitim davasını bir kenara atmazken, toplumda eğitimsever olarak bilinen bireyler, bu mücadeleyi daha ileriye taşımak için çalışmalara devam ediyor. Eğitimlerinin kaybolmasının, yalnızca bireyleri değil, bütün toplumu derinden etkileyen bir kayıp olduğunu biliyorlar.

Bu bağlamda, Filistin halkının yeniden inşa sürecinin sadece fiziksel değil, eğitimsel yönden de olması gerektiğini vurgulamak önemlidir. Eğitimden yoksun kalan bireylerin ve toplumsal değerlerin tekrar kazandırılması için yatırım yapmak, Gazze’nin geleceği için hayati önem taşımaktadır. Öğrencilerin ve gençlerin bu mücadeledeki azmi, toplumsal dayanışmanın ve dayanıklılığın bir sembolü olabilir. Sonuç olarak, Filistinlilerin eğitime olan bu bağlılığı, savaşın bile alıp götüremediği bir umut ışığı olarak parlamakta.

Sıkça Sorulan Sorular

Gazze’deki eğitim durumu nedir?

Gazze’deki eğitim durumu, İsrail’in yürüttüğü soykırım savaşı nedeniyle oldukça kötü bir durumdadır. 745.000 öğrenci eğitimden mahrum kalmışken, üniversiteler de büyük hasar görmüştür. Eğitim binalarının neredeyse %95’i rehabilitasyona ihtiyaç duyuyor.

Aileler eğitimler için ne tür zorluklarla karşılaşıyor?

Aileler, geçim sıkıntısı ve barınma sorunları nedeniyle eğitim materyallerine, elektronik cihazlara ve internet erişimine ulaşmada büyük zorluklar yaşamaktadır. Ayrıca, çocukların eğitimine zaman ayıracak şartlar da bulunmamaktadır.

Çocuklar ve gençler savaşın etkileriyle nasıl başa çıkıyorlar?

Savaşın etkisiyle eğitimden mahrum kalan çocuklar ve gençler, yeni sorumluluklar üstlenmekte ve başta öğrenme isteği kaybolmaktadır. Bazı gençler, aile geçindirmek için çalışmak zorunda kalmakta, bu da eğitim hedeflerinden uzaklaşmalarına neden olmaktadır.

Çevrimiçi eğitim Gazze’deki öğrenciler için nasıl bir sorun teşkil ediyor?

Çevrimiçi eğitim, zayıf internet bağlantısı ve eksik elektronik cihazlar nedeniyle zorlayıcı olmaktadır. Öğrenciler, sınıf arkadaşları ile etkileşimde bulunmakta zorlanmakta ve bu durum akademik deneyimlerini olumsuz etkilemektedir.

**Editörün Önerisi**
Gazze’de eğitim, yerel gençler ve yaşlıların umudunu besleyen en önemli unsurlardan biridir. Bu zorlu koşullarda öğrenciler sadece derslerde değil, hayatta kalma mücadelesinde de birbirlerine destek olmaktadırlar. Nibal’in çadırında oğlu Mohammed’e ders verirken karşılaştığı zorluklar, sadece kendi ailesinin değil, aynı zamanda Gazze’deki tüm Filistinli ailelerin yüzleştiği gerçeği simgeliyor. Eğitim, savaşın tehlikeleri ve maddi zorluklar arasında sıradan bir hayatta kalma aracı olmaktan çıkmış, neredeyse bir direniş biçimine dönüşmüştür.

İsrail’in soykırım savaşı sonucu birçok okul ve eğitim kurumu yok olmuştur; yoksa geriye, hayatta kalmak için verilen mücadelenin yanına eklenen bir eğitim talebi kalacaktır. Nibal ve benzeri annelerin çocuklarına sağladığı temel dersler, sadece kitaplardan öğrenilen bilgi değil, aynı zamanda umuttan, dayanıklılıktan ve direnişten oluşan bir eğitimdir. Alınan eğitim son derece yetersiz olsa da, çocukların geleceği için bir umut ışığı taşımaktadır. Yine de, bu direnişin sürdürülebilirliği için uluslararası topluma ve eğitim kurumlarına destek verme çağrısı yapılmaktadır.

Gazze’de eğitim mücadelesi, toplumsal belleğin ve kültürel kimliğin korunmasında da kritik bir rol oynamaktadır.
Savaşın ortasında, gençlerin ve yaşlıların, eğitim olanaklarını yeniden inşa etmek için verdikleri bu mücadele, aynı zamanda Gazze halkının varoluş mücadelesinin bir parçasıdır. Eğitim, bu zor coğrafyada sadece bir meslek edinme yolu değil; aynı zamanda geleceğin inşası için bir aracı olmaktadır. Hastalıklı bir kelime oyunu gibi duran bu eylem, aslında barış ve istikrar için büyük bir arzu taşımaktadır.

Ancak, eğitim sistemi üzerindeki saldırılar, araştırma ve öğrenim ortamının çoğunu yok ederek, umudun yeşermesi için gereken toprakları kuraklaştırmaktadır. Nibal’in çocuklarının okul yaşantısından mahrum kalması, sadece kişisel hikayeleri değil, aynı zamanda Gazze’nin toplumsal dokusunu tehdit eden daha büyük bir sorunun parçasıdır. Eğitim imkanları daraldıkça, mücadelenin niteliği de değişiyor; ancak bilgisiz kalmayı tercih etmeyen Gazze halkı, sarsılmaz inançlarıyla bu karanlık günlerden aydınlık bir gelecek çıkarmak için çabalarını sürdürmektedir.

Gazze’de yaşanan bu durum, tüm dünyanın dikkatini çekmeyi gerektirmektedir.
Uluslararası toplumun, Filistinli çocukların eğitimi için sorumluluk alması sadece bir gereklilik değil, insani bir zorunluluktur. Eğitimin imkansız hale geldiği bir ortamda, bunun yeniden sağlanabilmesi için ortaklaşa bir çaba harcanması hayati önem taşımaktadır.

Osama Zimmo’nun sözleri, bu sürecin hayati önemini gözler önüne sermektedir: Eğitimden vazgeçmemek, bu karanlık tabloya karşı durmak demektir. Gazze’de yaşayan bireylerin direnişi, sadece kendi gelecekleri için değil, aynı zamanda tüm insanlık için anlam taşımaktadır. Geleceği daha iyi bir yolda yürütmek isteyen Filistinli çocuklar, her ne pahasına olursa olsun eğitim almaya devam etmeleri gerektiğinin bilincindedir. Gazze’de eğitim mücadelesi, olumsuz koşullar karşısında yapılan çaresiz bir çaba değil; aksine, umudun ve direnişin sembolüdür.

Yazıyı Paylaş