Gazze’deki hastanelerin güvenliği, hayati önemde bir krizle karşı karşıya; MSF (Sınırlar Olmayan Doktorlar) Nasser Hastanesi’nde silahlı maskeli kişilerin varlığı nedeniyle bazı operasyonları askıya aldığını duyurdu. Cenevre merkezli bu tıbbi hayır kurumu, personel ve hastalar üzerindeki tehditlerin artması nedeniyle bu tür bir karar aldıklarını açıkladı. MSF, hastanelerde tarafsızlık ve tıbbi bakımın güvenli bir şekilde sunulabilmesi için harekete geçtiğini vurguladı ve mevcut durumu eleştirdi.
Bu endişeler, önceki İsrail saldırıları ve Gazze’nin sağlık altyapısına yönelik sürekli tehditler nedeniyle daha da derinleşti. MSF’nin açıklaması, uluslararası sağlık kuruluşlarına yönelik yeni kısıtlamalar ve baskılarla birlikte gelmesi, bölgede sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Öte yandan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in ateşkes ihlalleri konusunda uluslararası topluma duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, humaniter durumun aciliyetine dikkat çekti.
Sınırlar Olmayan Doktorlar’ın Gazze’deki Durumu
Sınırlar Olmayan Doktorlar (MSF), Gazze’de faaliyet gösteren Nasser Hastanesi’nde bazı tıbbi operasyonları durdurma kararı aldı. Bu karar, hastane çalışanları ve hastaların, binalar içinde maskeli silahlı kişilerin bulunduğunu ve bunun ciddi güvenlik tehditleri yarattığını bildirmesi üzerine alındı. MSF, Cenevre merkezli bir tıbbi yardım kuruluşu olarak, web sitesinde yaptığı açıklamada, Gazze’nin Khan Younis kentindeki hastanede yapısal yönetim ve tarafsızlığın sağlanması konusundaki endişelerin gereksiz hizmetlerin durdurulmasına yol açtığını belirtti.
Kuruluşun 11 Şubat’ta güncellenen sıkça sorulan sorular bölümünde, silahlı kişilerin varlığı, zorbalık girişimleri, hastaların keyfi olarak tutuklanması gibi kabul edilemez durumların rapor edildiği ifade edildi. Hastanelerin, askeri varlık ve faaliyetlerden arındırılmış, tarafsız ve sivil sağlık alanları olması gerektiği vurgulanarak, böyle bir ortamda tıbbi bakımın güvenli ve tarafsız bir şekilde sunulmasının sağlanacağı belirtildi.
Hastanelerdeki Güvenlik Sorunları
MSF, silahlı kişilerin varlığına dair endişelerini paylaşmanın yanı sıra, geçmişteki bilinçli saldırılar nedeniyle bu güvenlik kaygılarının arttığını dile getirdi. Gazze, uzun süredir sağlık altyapısına yönelik saldırılarla karşı karşıya kalırken, 80’i Gazze’den olmak üzere, toplamda 95 Filistinli doktor ve sağlık çalışanı rehin tutuluyor. Bu durum, tıbbi hizmet sağlayan kuruluşların hasta kabulünde ve operasyon elverişliğinde büyük engellere yol açıyor.
Zaher al-Waheidi, Gazzeli Sağlık Bakanlığı’nın kayıtlar departmanının başkanı olarak, MSF’nin hizmetlerini askıya almasından dolayı günlük yüzlerce hastanın, özellikle doğum ve yanık servislerinde kabul edileceğini belirtti. MSF, hala yatan hasta ve cerrahi bölümler gibi hayati hizmetleri destekleyecek, ancak pediatri ve doğum servislerine olan desteği durduracak. Bu karar, hastanelerdeki mevcut güvenlik durumunun aciliyetini ortaya koyuyor.
İsrail’in Güvenlik Saldırıları ve MSF’nin Yaptığı Açıklamalar
MSF’nin yaptığı açıklamalar, İsrail’in bu hayır kurumunu ve diğer birçok uluslararası kuruluşu hedef alan yeni düzenlemelerinin ardından geldi. Bu yeni düzenlemeler, personel bilgilerini paylaşmayan kuruluşların Gazze ve Batı Şeria’daki çalışmalara son vermeleri için bir tehdit oluşturuyor. MSF, altı hastaneye uluslararası personel sağlamaktayken, güvenlik endişeleri nedeniyle Israel’e personel listesi sunmaktan kaçındı.
İsrail, Gazze’ye yönelik gerçekleştirdiği operasyonlarla hastanelere ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılarını arttırdı. Geçtiğimiz günlerde, İsrail ordusu, kuzey Gazze’de bir kişiyi hedef aldığını açıkladı. Bu durum, Gazze’nin kuzey ve güney bölgeleri arasında sürekli bir gerilime yol açmakta ve sağlık hizmetlerine erişimi giderek zorlaştırmaktadır.
Filistin Devlet Başkanı’nın Tepkisi
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD aracılığıyla sağlanmaya çalışılan ‘ateşkes’ sürecinin ihlallerini sert bir şekilde kınadı. 10 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırılarında 600’e yakın Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Abbas, Etiyopya’da düzenlenen Afrika Birliği zirvesinde yapılan konuşmasında, İsrail’in bu süreçte engel teşkil eden faktörleri ortadan kaldırması gerektiğini vurguladı.
Ateşkes anlaşmasının daha etkin bir şekilde uygulanması için Gazze’nin günlük yönetimini kontrol edecek bir teknik komite oluşturulması adına çağrıda bulunuldu. Ekim 2023 itibarıyla devam eden saldırılarda 72,000’den fazla Filistinli hayatını kaybederken, 171,000 kişi de yaralandı. Bu rakamlar, Gazze’nin sağlık sistemine yönelik baskının ve güvenlik tehditlerinin ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
MSF neden Gazze’deki operasyonları askıya aldı?
MSF, Gazze’deki Nasser Hastanesi’nde silahlı adamların varlığı ve güvenlik tehditleri nedeniyle bazı operasyonları askıya aldı. Bu durum, hastaların ve personelin güvenliği için endişeler yaratmıştır.
MSF’nin Gazze’deki sağlık hizmetleri üzerindeki etkisi nedir?
MSF’nin operasyonları askıya alması, günlük yüzlerce hastanın doğum ve yanık servislerine kabulünü etkileyebilir. Bakanlık, doğum hasta bakımını devralacağını belirtmiştir.
Gazzeli İçişleri Bakanlığı, silahlı varlığı önlemek için ne yapıyor?
Gazzeli İçişleri Bakanlığı, hastanelerde silahlı varlıkların önlenmesi taahhüdünde bulunmuş ve ihlalciler hakkında yasal işlem yapılacağını açıklamıştır.
İsrail’in Gazze’deki sağlık altyapısına etkisi nedir?
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, sağlık altyapısını büyük ölçüde tahrip etmiş ve MSF gibi kuruluşların çalışmalarını zorlaştırmıştır. Bu nedenle, birçok sağlık hizmetinin durma riski bulunmaktadır.
Bu kritik dönemde, Gazze Hastane Güvenliği Krizi ve MSF’in yaşadığı askeri tehditler, uluslararası toplumun dikkatini bir kez daha bölgeye çekiyor. Sınırlar Olmayan Doktorlar (MSF), Gazze’deki Nasser Hastanesi’nde hizmetlerini askıya alma kararının altında yatan endişeleri dile getirirken, sağlık çalışanları ve hastaların maruz kaldığı güvenlik tehditleri ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Bu durum, hastanelerin tarafsız ve güvenli sivil alanlar olma görevini tehlikeye atarak, gerekli tıbbi müdahalelerin sağlanmasını engelliyor. Cenevre merkezli bu tıbbi hayır kurumu, kaygılarını ve yaşanan ihlalleri ilgili makamlara ileterek, sağlık hizmetlerinin yeniden güvenli bir şekilde sunulabilmesi için adım atılmasını bekliyor.
Gazze’deki hastanelerde silahlı kişilerin varlığı, sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kaygı verici bir durum oluşturuyor. MSF’nin, hizmetlerini askıya alması, binlerce hasta için büyük zorluklar doğuracak ve bu durumun özellikle kadın ve çocuklar üzerinde daha da yıkıcı etkileri olabileceği öne sürülüyor. Sağlık Bakanlığı’nın doğum hasta bakımını devralması bir nebze çözüm sunmaya çalışsa da, mevcut sistemin ve hizmetlerin sürdürülebilirliği açısından derin bir kriz söz konusu. Bu noktada, Gazzeli İçişleri Bakanlığı’nın hastanelerde silahlı varlığın önlenmesine dair taahhüdü, kritik bir güvenlik iş birliği gerektirmekte.
Uluslararası yardımların askıya alınması, MSF gibi kuruluşların Gazze’deki sağlık altyapısına yönelik müdahalelerini sınırlamakta ve bu durum, hastaların yaşamları üzerinde kayda değer tehditler barındırmaktadır. MSF’nin güvenlik kaygıları, sadece sağlık hizmetlerinin devamlılığını tehlikeye atmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki insani krizle birlikte uluslararası hukukun da ihlal edilmesine neden oluyor. İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar ve hastaneleri hedef alması, muhalefeti baskı altına almak için bir araç haline gelirken, sağlık altyapısının tahrip edilmesi, daha fazla kayıplara yol açmakta. Dolayısıyla, bu meselenin uluslararası topluma taşıdığı acil durumu göz önünde bulundurarak, Gazze Sağlığı’nın korunması ve güvenliğinin tesis edilmesi gereklidir.
Yazıyı Paylaş