...

SONDAKİKA

Zehra Üzüm Kayıp: Babası Tarafından Öldürüldüğü Ortaya Çıktı

Zehra Üzüm Kayıp: Babası Tarafından Öldürüldüğü Ortaya Çıktı | TrendsOmni Dijital Haber Portalı

Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde 10 gündür kayıp olarak aranan 13 yaşındaki Zehra Üzüm’ün, babası Abdulrazak Üzüm tarafından öldürüldüğü ve kırsal bir mahallede bir hobi bahçesine gömüldüğü ortaya çıktı. Olay, Zehra’nın 2 Mart’ta kaybolmasından sonra yaşananlar ve yapılan araştırmalar sonucunda aydınlatıldı.

Zehra Üzüm’ün ailesi, kızlarının kaybolmasının ardından Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak yardım istedi. Başlatılan arama çalışmaları sonucunda Zehra’nın izine ulaşılamadı. Ancak baba Abdulrazak Üzüm, kızı kaybolduktan iki gün sonra evde intihar etti. Bu gelişme üzerine yapılan soruşturmada, Zehra’nın cansız bedeni, babasına ait hobi bahçesinde gömülü olarak bulundu ve otopsi işlemleri için hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Zehra Üzüm’ün Kayıp Durumu

Eskişehir Tepebaşı ilçesinde, 2 Mart 2026 tarihinde kaybolan 13 yaşındaki Zehra Üzüm’ün ailesi, kızlarının kaybolması üzerine büyük bir endişe yaşamaya başladı. Ailesi, çevresinde yaptıkları aramalarda Zehra’ya ulaşamayınca, durumu Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi ve kayıp ihbarında bulundu. Aile, ilk günlerden itibaren kızı için her türlü çabayı gösterirken, emniyet güçleri de durumu ciddiyetle ele aldı. Bu süreçte emniyet, Zehra’nın kaybolduğu gün ve öncesindeki gelişmeleri incelemeye başladı.

Kaybolması üzerine hemen harekete geçen Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, Zehra Üzüm’ü bulmak için arama çalışmaları başlattı. Çocuk ve Asayiş şubesi, ekiplerince yürütülen çalışmalar çerçevesinde her türlü ipucu ve iz takip edilerek olayın aydınlatılması için büyük bir çaba gösterildi. Ancak, yapılan aramalarda Zehra’ya ait hiçbir ize ulaşılması, durumu daha da zorlaştırdı.

Aile ve Emniyetin Çabaları

Zehra Üzüm’ün kaybolmasının üzerinden geçen günler boyunca aile, sürekli çevrede arama yaparak kızlarını bulmaya çalıştı. Bu durum, aile içinde büyük bir üzüntü yarattı. Emniyet Genel Müdürlüğü ise bu kayıp olayı ile ilgili duyuruda bulunarak, şehirdeki vatandaşlardan yardım istedi. İnsanların cep telefonlarına gönderilen kısa mesajlar ile Zehra’nın bulunması için destek talep edildi.

Zehra’nın kaybolmasından sadece iki gün sonra, babası Abdulrazak Üzüm, evde kendini asarak yaşamına son verdi. Bu gelişme, olayın seyrini değiştirerek soruşturmanın Abdulrazak Üzüm üzerine yoğunlaşmasına neden oldu. Aile içinde yaşanan bu trajik olay, tapınaklarında kayıp olan Zehra’nın durumu ile birleşince büyük bir enerjiyi ortaya çıkardı.

Hobi Bahçesindeki Korkunç Gerçek

Zehra Üzüm’ün kaybolması ve ardından yaşanan gelişmeler, emniyet güçlerini daha temkinli davranmaya yönlendirdi. Abdulrazak Üzüm’ün telefon görüşmeleri ve güvenlik kameralarındaki kayıtlar titizlikle incelendi. Yapılan araştırmalar sonucunda, Tepebaşı ilçesinin Aşağıkartal Mahallesi’nde Abdulrazak Üzüm’e ait bir hobi bahçesinde arama yapılmasına karar verildi.

Gerçekten de hobi bahçesinde yapılan aramalarda, korkunç bir olay meydana çıktı. Bulunan toprağın altında, Zehra Üzüm’ün cansız bedeni gömülü olarak bulundu. Elde edilen bu bulgu, hem emniyet güçleri hem de aile için yıkıcı bir gerçek oldu. Olay yeri inceleme ekipleri, Zehra’nın cenazesi üzerindeki incelemeleri yaparak, gerekli bilgileri topladı ve daha sonra otopsi için hastane morguna kaldırıldı.

Soruşturmanın Devamı

Zehra Üzüm’ün kaybolmasının ardından gerçekleştirilen bu gelişmeler, soruşturmanın da seyrini değiştirdi. Emniyet, olay üzerine yoğun bir şekilde çalışmalarına devam ederken, Abdulrazak Üzüm’ün ölümünden sonra olayın iç yüzünü aydınlatmak adına daha fazla delil toplamaya çalıştı. Hobi bahçesinde yapılan kazılarda bulunan cansız beden, soruşturmanın ana odak noktasını oluşturdu.

Savcılık, bu olayla ilgili olarak detaylı bir inceleme başlattı. Olayın aydınlatılması için tüm imkanlar seferber edildi. Zehra Üzüm’ün ölüm nedeni, yapılacak olan otopsi sonrasında netlik kazanacak ve bu doğrultuda adli süreç başlayacaktır. Olayın meydana geliş biçimi, pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi ve toplumda büyük bir infial yarattı.

Toplumun Tepkisi

Zehra Üzüm’ün kaybolması ve ardında gelen trajik olay, Eskişehir ve çevresindeki toplumu derinden sarstı. Halk, olayın aydınlatılması ve sorumlu kişilerin adalet önüne çıkarılmasını talep etti. Aile, kaybedilen kızlarının ardından yaşanan bu acı deneyimle daha fazla acı çekmemek adına yetkililerden yardım istedi. Medyaya yansıyan haberler ve sosyal medya üzerinden bu olayın geniş bir yankı bulması, kamuoyunun关注un gündeminde yer buldu.

Kayıp olan ve ölü olarak bulunan bir çocuğun durumu, toplumda birçok insanı bir araya getirdi. Olaydan duyulan üzüntü ve öfke, sosyal medyada geniş bir yankı buldu. Halk, çocuk kayıplarının ve aile içi şiddetin önlenmesi için daha fazla önlemler alınmasını talep ederken, bir daha böyle bir olayın yaşanmaması adına çözüm önerileri geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Sıkça Sorulan Sorular

Zehra Üzüm’ün kaybolma durumu ne zaman başladı?

Zehra Üzüm, 2 Mart 2026 tarihinde kayboldu.

Zehra Üzüm’ün cansız bedeni nerede bulundu?

Zehra Üzüm’ün cansız bedeni Tepebaşı ilçesinin Aşağıkartal Mahallesi’nde bir hobi bahçesinde gömülü halde bulundu.

Zehra’nın kaybolmasından sonra babası neden intihar etti?

Zehra’nın kaybolmasından 2 gün sonra babası Abdulrazak Üzüm, evde intihar etti. Bu olay üzerine soruşturma derinleştirildi.

Zehra Üzüm’ü kim öldürdü ve neden?

Zehra Üzüm’ün babası Abdulrazak Üzüm tarafından öldürüldüğü tespit edildi. Olayın arka planı ile ilgili detaylar soruşturma kapsamında araştırılmaktadır.

Editörün Önerisi

Zehra Üzüm’ün yaşadığı korkunç olay, Eskişehir’deki toplumun damarlarına saplanan bir iğne gibi. 13 yaşında bir çocuğun kaybolması, yanımızda birçok belirsizliği ve acıyı da beraberinde getirir. Ailesinin ve komşularının büyük bir umutla aradığı Zehra’nın, aslında babası tarafından öldürülüp gizlenmesi, bu tür olayların ne kadar yakın olabileceğini hatırlatıyor. Aile içindeki problemlerin, dışarıdan göremediğimiz karanlık yüzlerinin, masum çocukları nasıl etkileyebileceğine dair kaygılarımız bir kez daha su yüzüne çıkıyor. Bu acıların yaşanmaması için topluma düşen sorumlulukların ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Zehra’nın kaybolması sırasında başlatılan arama çalışmalarındaki eksiklikler ve ihmal noktaları da oldukça dikkat çekici. İçinde bulunduğumuz dijital çağda, kaybolmuş bir çocuğun izini sürmek için gerekli teknolojik olanaklar mevcutken, eldeki bilgiler ile sınırlı kalmak kayıpların yaşanmasına neden olabiliyor. Bu tür durumlar, sadece ilginin ve desteğin yeterli olmadığı, aynı zamanda etkin bir kriz yönetiminin de şart olduğunu gösteriyor. Her bir kaybolusha, ardında birçok soru ve hiç unutulmayacak bir acı, bir iz bırakıyor.

Okuyucu Sayısı : 12

Yazıyı Paylaş