...

SONDAKİKA

Karl Lagerfeld Malikanesi: Paris Dışındaki 18. Yüzyıl Zarafeti

Karl Lagerfeld Malikanesi: Paris Dışındaki 18. Yüzyıl Zarafeti | TrendsOmni Dijital Haber Portalı

Karl Lagerfeld’in Paris dışındaki 18. yüzyıldan kalma malikanesi, 3,17 milyon dolar karşılığında satışa sunuldu. Lagerfeld, bu görkemli evi 1986 yılında satın alarak, Fransız Devrimi’nin etkilerinin hissedilmediği, klasik Fransız mimarisinin zarafetini taşıyan bir yapıya sahip oldu.

Manoir du Mée, mimari detaylarıyla dikkat çekerken, Lagerfeld’in yaratıcı sürecine ev sahipliği yaptı. Yedi yatak odası ve on banyo bulunan malikane, 5,400 metrekarelik bir alan üzerine kurulu; içinde bir şef mutfak, oyun odası ve kütüphane gibi samimi yaşam alanları bulunuyor. Modern dokunuşlarla zenginleştirilen bu tarihi yapı, orijinal Fransız stilini koruyarak, Lagerfeld’in sanatsal vizyonunu yansıtan bir yaşam alanı sundu.

Karl Lagerfeld’in Tarihi Mülkü

Ünlü modacı Karl Lagerfeld’in sahip olduğu 18. yüzyıldan kalma malikane, Paris dışındaki Mée-sur-Seine köyünde yer alıyor. Bu tarihi yapı 1749 yılında inşa edilmiş olup, Lagerfeld, mülkü 1986 yılının sonlarında satın almıştır. O dönemde Lagerfeld, Chanel’in yaratıcı direktörü olarak başarılar elde etmiş ve moda dünyasında dikkat çeken bir isim haline gelmişti. Aldığı bu malikane, Lagerfeld’in moda ve tarih sevgisini bir araya getiren önemli bir nokta olmuştur.

Manoir du Mée, sadece tarihi bir yapının ötesinde, aynı zamanda Lagerfeld’in yaratıcı süreçlerinin merkezi olarak kullanılmıştır. 1980’lerde burası, Chanel’in ünlü kampanyalarında kullanım için fotoğrafların çekilmesine de ev sahipliği yapmıştır. Bu süreçte, dünyaca ünlü model Inès de la Fressange’in burada modellik yaptığı fotoğraf çekimleri gerçekleştirilmiştir. Lagerfeld için bu malikane, sadece bir ev değil, aynı zamanda ilham kaynağı ve moda ile tarih arasında bir köprü işlevi görmüştür.

Mülkün Mimari Özellikleri

18. yüzyıldan kalma bu malikane, Fransız mimarisinin zarif örneklerinden biridir. Uzun Fransız pencereleri ve simetrik yapısıyla dikkat çeken bu yapı, klasik Fransız mimari estetiğinin zarafetini yansıtır. Liste brokeri Alexis Feyfant, bu evin “çok saf ve dengeli oranlarla inşa edildiğini” vurguluyor. Geniş bir avluya bakan şef mutfağı ve yemek alanı, evin olanakları arasında yer almakta ve zarif detaylarla dolu şık bir ofis ek alanı da sunmaktadır.

Bunun yanı sıra, 5,400 metrekarelik bir alana yayılan bu güvenlikli ev, yedi yatak odası ve on banyo ile geniş bir yaşam alanı sunmaktadır. Evin iç mekanında kullanılan orijinal unsurlar, Versailles parke zeminleri ve karmaşık süslemeler gibi detaylar, 18. yüzyılın dokusunu korumaktadır. Feyfant, bu alanın “oranlar, ışık ve çok Fransızca hissettiren bir tür kısıtlama ile tanımlandığını” ifade ederek, malikane içindeki detayların tarihsel bir hikaye anlattığını belirtiyor.

Malikanenin Tarihi Kullanım Alanları

Karl Lagerfeld’in malikane üzerinde geçirdiği on yıl boyunca, bu ev hem yaşamak hem de yaratıcı çalışmalara ev sahipliği yapmak için kullanılmıştır. 1998 yılında, Lagerfeld evi, Hanover Dükü Ernst August ve Monaco Prensesi Caroline’a ait bir şirkete satmıştır. Bu aile, 2004 ile 2010 yılları arasında mülkü kullanmış, sonrasında boşandıktan sonra mülk tekrar satışa çıkmıştır. Mülkün bulunduğu Mée-sur-Seine köyü, Charlotte adındaki kızlarının okuluna yakınlığı ile aile için ideal bir yaşam alanı sunmaktaydı.

Evin içindeki alanlar, günlük yaşamın ritmini yansıtan sıcak ve samimi bir atmosfer yaratacak şekilde tasarlanmıştır. Bar ve oyun odası gibi alanlar, sosyal etkileşim için uygun biçimde düzenlenmiş olup, evin ruhunu yansıtmaktadır. Feyfant, bu haliyle evin sahneye konmuş bir ortam değil, bireylerin günlük hayatlarını sürdürebilecekleri bir sığınak olarak işlev gördüğünü ifade ediyor. Karl Lagerfeld’in yaratıcılık ve yaşam pratiğinin bir yansıması olarak değerlendirilen bu alanlar, malikane de ne denli derin bir öz geçmişin bulunduğunun altını çizmektedir.

Modern Konfor ve Tarihi Dokunuşlar

Manoir du Mée, günümüzde modern konforu ve tarihi dokunuşları bir araya getiren bir hayat alanı sunmaktadır. Yedinci katında yer alan yatak odaları, özel banyoları ve giyinme odaları ile konforlu bir yaşam alanı sağlarken, ayrıca konuklar için ayrılmış bir misafir evi de mevcuttur. 2,000 metrekarelik misafir evi, üç yatak odası ve banyadan oluşmaktadır, bu da misafirler için rahat bir yaşam alanı sunmaktadır.

Malikanenin iç tasarımında, orijinal detaylar korunarak modern bir güncelleme gerçekleştirilmiştir. Çeşitli mermer şömineler, resim rayları ve zarif paneller gibi unsurlar, evin tarihi kimliğini korurken modern yaşamın gereksinimlerini de karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Karl Lagerfeld’in 18. yüzyıldan kalan bu malikane için hissettiği bağlılık ve üzerinde bıraktığı izler, zamanla daha da değerli hale gelen bir miras oluşturmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

Karl Lagerfeld’in Paris dışındaki malikanesi ne zaman inşa edildi?

Karl Lagerfeld’in Paris dışındaki malikanesi, 1749 yılında inşa edilmiştir.

Malikanenin satış fiyatı nedir?

Karl Lagerfeld’in malikanesi, 3,17 milyon dolara satılmaktadır.

Lagerfeld malikaneyi ne zaman satın aldı?

Karl Lagerfeld malikaneyi, 1986 yılının sonlarında satın aldı.

Bu malikanenin özellikleri nelerdir?

Malikane, yedi yatak odası, on banyo, klasik Fransız mimarisine sahip ve 5,400 metrekare alana yayılmaktadır; ayrıca misafir evi olarak kullanılan 2,000 metrekarelik bir alanı daha bulunmaktadır.

Editörün Önerisi

Karl Lagerfeld’in Paris dışındaki 18. yüzyıldan kalma malikanesi, hem mimari özellikleri hem de moda tarihi açısından büyük bir öneme sahip. 3,17 milyon dolara satılık olan bu zarif yapı, Fransız Devrimi öncesi dönemde inşa edilmiş olmanın verdiği tarihsel değeri ile dikkat çekiyor. Malikane, Lagerfeld’in bu büyüleyici mekânda geçirdiği on yıl boyunca, hem yaratıcı projelerine ilham kaynağı olmuş hem de birçok ikonik moda çekimine ev sahipliği yapmıştır. Bu konut, 18. yüzyıl Fransız mimarisinin zarafetini modern günle harmanlayarak sunuyor ve dolayısıyla ziyaretçilerine hem görsel hem de tarihsel bir deneyim sunmaktadır.

Mülk, geniş ve şık alanları, yedi yatak odası ve on banyosu ile konforlu bir yaşam alanı sağlamanın yanı sıra, 18. yüzyılın ruhunu gün yüzüne çıkaran detaylarla doludur. Lagerfeld’in tasarım estetiği düşünülünce, bu malikane sıradan bir mülk olmanın çok ötesinde, her köşesinde sanat ve tasarım ile iç içe geçmiş bir yaşam tarzını yansıtan bir alan olarak ön plana çıkıyor. Zamanla geçen iki nesil, bu evi sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda anıların ve ilhamların birikim olduğu bir yer olarak değerlendirmiştir. Dolayısıyla, bu malikanenin alıcısı, sadece bir ev değil, aynı zamanda moda tarihinin bir parçasını da edinmiş olacaktır.

Yazıyı Paylaş