...

SONDAKİKA

Avrupa Birliği Göçmen Deportasyonuna İzin Veren Yeni Kurallar Neler?

Avrupa Birliği Göçmen Deportasyonuna İzin Veren Yeni Kurallar Neler? | TrendsOmni Dijital Haber Portalı

Avrupa Birliği, göçmenlerin deportasyonunu kolaylaştıran yeni kurallar kabul etti. Avrupa Parlamentosu, üye devletlerin, göçmenleri Avrupa Birliği dışındaki belirlenen “güvenli” ülkelere sınır dışı etmelerine olanak tanıyan bir yasayı onayladı. Oylamada 396 “evet”, 226 “hayır” oyu kullanıldı ve bu yasaya göre, göçmenlerin bu ülkelerde daha önce bulunmuş olmalarına gerek olmaksızın, güvenli sayılan ülkelere deport edilebilecekleri belirtildi. Bu yeni kurallar, sığınma talebinde bulunan kişilerin yalnızca transit geçtikleri üçüncü ülkelere gönderilmesine olanak tanıyor; ancak bu ülkelerin göçmen muamele standartlarına uyması gerektiği ifade ediliyor.

Yasanın etkileri, özellikle aşırı sağ parti üyelerinin büyük desteğiyle kabul edilmesiyle birlikte, son yıllarda Avrupa’da artan göçmen karşıtı hissiyatları gözler önüne seriyor. Hak grupları, bu durumun, göçmenlerin asla ayak basmadıkları ve insan hakları ihlalleri ile karşılaşabilecekleri ülkelere yönlendirilmesine yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. AB’nin önümüzdeki aylarda yasanın uygulanabilirliğini ve etkilerini gözden geçirmesi bekleniyor.

AB’den Deporlara İzin Veren Yeni Yasa

Avrupa Parlamentosu, üye ülkelerin göçmenleri Avrupa Birliği dışındaki belirlenmiş “güvenli” ülkelere sınır dışı etmelerine olanak tanıyan yeni bir yasayı kabul etti. Bu yasa çerçevesinde, göçmenlerin yalnızca transit geçtikleri üçüncü ülkelere gönderilebileceği belirtiliyor. İlgili yasa, merkez ve aşırı sağ partilerin desteğiyle, Salı günü yapılan oylamada 396-226 gibi bir farkla kabul edildi. Bu yeni düzenlemeler, göçmenlerin bulundukları ülkeden bağımsız olarak, anlaşma sağlandığı takdirde “güvenli” olarak tanımlanan üçüncü ülkelere deport edilebileceğini öngörüyor.

Aynı zamanda, Avrupa Birliği ülkelerinin, sığınma başvurusu yapan kişileri, sadece transit geçiş yaptıkları ülkeler olan üçüncü ülkelere göndermesine olanak tanıyan kurallar da yürürlüğe girmekte. Ancak bu ülkelerin, göçmen muamelesi için “uluslararası standartlara” uyduğu düşünülürse bu işlem gerçekleştirilecek. Yeni yasaların yürürlüğe girmesi beklenen tarihi ise Haziran ayı. Yasanın kabulü, göçmenlere karşı artan olumsuz görüşleri ve aşırı sağ partilerin yükselişini de gözler önüne seriyor.

Sıkça Sorulan Sorular

AB’nin ‘güvenli’ üçüncü ülkelere deport yasağı nedir?

AB, göçmenlerin başvurularının değerlendirileceği ‘güvenli’ üçüncü ülkelere deport edilmesine izin veren yeni bir yasa kabul etti. Bu yasaya göre, göçmenlerin bu ülkelere ait olmaları gerekmiyor, yalnızca transit geçmiş olmaları yeterli.

Hangi ülkeler ‘güvenli’ olarak kabul edildi?

AB, Bangladeş, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Kosova, Fas ve Tunus gibi ülkeleri ‘güvenli’ olarak kabul etti. Ancak bu ülkelerde göçmenlere yönelik kötü muamele iddiaları bulunmaktadır.

Bu yasanın amacının ne olduğu söylenebilir?

Bu yasayla amacı, AB ülkelerinin sığınma başvurusunda bulunan kişileri, belirlenen ‘güvenli’ ülkelere deport etmelerini kolaylaştırmak ve göçmen karşıtı duygularla sertleşen göç politikasını pekiştirmektir.

Yeni yasaya karşı kimler itiraz etti?

Sosyalist ve demokrat partilerden milletvekilleri başta olmak üzere, insan hakları kuruluşları, bu yasaya karşı çıkarak, ‘güvenli’ ülkelerin gerçekte güvenli olmadığını ve göçmenlerin kötü muameleye maruz kalabileceğini belirttiler.

Avrupa Birliği bu hafta, göçmen deportasyonu ile ilgili olarak önemli bir yasa teklifini onayladığını duyurarak, insan hakları ve uluslararası koruma konularında eleştirilerin merkezine yerleşti. Avrupa Parlamentosu’nun onayladığı bu yeni kurallar, üye devletlerin sığınma başvurusu yapan bireyleri, yalnızca transit geçtikleri, önceden belirlenmiş “güvenli” üçüncü ülkelere deport etmelerine olanak tanıyor. Ancak, bu ülkeler ile göçmenler arasında hiçbir bağın olmaması, tepkilere yol açıyor. Yeni yasa, göçmen politikalarının daha katı hale gelmesi yönündeki bir eğilimi yansıtmasının yanı sıra, zayıf durumdaki bireyleri daha da tehlikeye atma riski taşıyor.

Geçtiğimiz günlerde kabul edilen yasa ile Avrupa Birliği, dünya genelinde hümanist göç politikaları üzerinden uzaklaşarak, sığınmacıları yasadışı veya kötü muameleye maruz kalma riskine sokacak şekilde, “güvenli” olarak nitelendirilen ülkelerde sınır dışı etme kararları almaya teşvik edildi. Hükümetler arası işbirliği ve bu ülkelerin içindeki insan hakları ihlalleri göz önüne alındığında, yasanın pratikte ne tür sorunlara yol açabileceği endişe verici bir tablo sunuyor. Öne çıkan eleştiriler, yasaların, göçmenlerin aslında daha fazla mağduriyet yaşamasına neden olabileceğini, zira deport edileceği bu üçüncü ülkeler ile kurumsal bir bağlarının bulunmadığını ve çoğu durumda bu ülkelerde insan haklarının hiçe sayıldığını vurguluyor.

Tartışmalı hale gelen ve insan hakları grupları tarafından sürekli kınanan bu uygulamalar, Avrupa’nın insanlık tarihindeki geçmişinden ders almadığını gösteriyor. ‘Güvenli ülkeler’ listesine alınan bazı ülkelerde göçmenlerin kötü muameleye uğradığına dair birçok rapor mevcut. Bu durum, yasaların yalnızca siyasi bir strateji olarak kullanılıp kullanılmayacağı konusunda ciddi bir soruyu beraberinde getiriyor. Avrupa’daki birçok muhalefet ve insan hakları savunucu, bu kuralların, aslında Avrupa’nın insani değerlerine zarar vererek göçmenlerin yaşam koşullarını daha da zorlaştıracağını savunuyor.

Yazıyı Paylaş