...

SONDAKİKA

Elif Güven İfadesi: Yalan İddialar Ortaya Çıktı

Elif Güven İfadesi: Yalan İddialar Ortaya Çıktı | TrendsOmni Dijital Haber Portalı

Sanık Elif Güven’in İBB yolsuzluk davasındaki ifadesi ile ilgili ortaya atılan “gizlice ifadeye götürüldü” iddiasının gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı. 14. duruşması tamamlanan davada, Elif Güven’in ifade sürecinin avukatı huzurunda ve kayıt altına alındığı tespit edildi.

Elif Güven’in avukatı, müvekkilinin cezaevinden hastaneye götürüleceği söylenerek ambulansla adliyeye alındığını ve bu süreçte gerçeğe aykırı beyanlar yazdırıldığını öne sürmüştü. Ancak Güven’in ifadesinin, avukatı eşliğinde alındığı ve onayının alındığı öğrenildi. Bu durum, “itirafçı yapıldı” iddialarının temelsiz olduğunu ortaya koydu.

İBB Davasındaki Gelişmeler ve Elif Güven’in İddiaları

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili devam eden yolsuzluk soruşturmasında, sanıklardan Elif Güven’in, ‘gizlice ifadeye götürüldü’ iddiaları gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmış durumda. Özellikle, Elif Güven’in avukatı olan Mehmet Ruşen Gültekin’in duruşmada yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gültekin, müvekkilinin 10 Nisan 2025 tarihinde cezaevinden “hastaneye götürüleceği” bahanesiyle çıkarıldığını ve bu süreçte ambulansla adliyeye taşındığını ifade etti. Bu durum, Güven’in avukatının gelmeden önce ona gerçeğe aykırı beyanlar yazdırıldığı ve bu ifadelerin ‘etkin pişmanlık’ kapsamında değerlendirileceği yönünde iddialara neden oldu.

Bu noktada ortaya çıkan iddialar, muhalefete yakın medya organlarında yer bulmuş ve “Tutuklu Elif Güven’in avukatı ‘etkin pişmanlık’ ifadesini geri çekti” gibi manşetlerle halkın bilgi sahibi olmasına yol açmıştır. Ancak bu iddialar, belli bir süre sonra yalanlanacak ve Elif Güven’in ifadesinin avukatı Nazlı Nadide Karaaslan eşliğinde alındığı açıklanacaktır. Bu bağlamda yapılan yorumlar, iddiaların eksik ve yanıltıcı bir şekilde sunulduğunu gözler önüne serdi.

Asıl Gerçekler: İfade Süreci ve Elif Güven’in Avukatı

Olayın aslı, Elif Güven’in ifadesinin, hem şüpheli hem de avukatı tarafından imzalanarak onaylandığının belgelenmesi ile önemli bir ayrıntı kazandı. Savcılıkta gerçekleşen ifade süreci, hem Güven’in hem de avukatının varlığı ile şeffaf bir şekilde yürütüldü. Hazırlanan tutanak, iki tarafça da itiraz edilmeden kabul edilmişti. Elif Güven’in avukatının yalnızca hukuki temsilci değil aynı zamanda Güven’in aile dostu olduğunun öğrenilmesi, bu sürecin daha da şeffaf olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, avukatın müvekkili ile arasındaki güven ilişkisini de pekiştirmiştir.

Bunun yanı sıra, Elif Güven’in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadenin, savcılık tarafından yeterli görülmediği ve dolayısıyla değerlendirmeye alınmadığı belirtildi. Bu aktarım doğrultusunda, Güven’in itirafçı olarak nitelenmesi durumunun da gerçek dışı olduğu anlaşılmış oldu. Avukat Gültekin’in iddiaları üzerine medyada çıkan haberlerin, detaylı bir incelemeye tabi tutulmadan kaleme alındığı ve kamuoyunu yanıltıcı bir algı oluşturduğu görüldü.

İfadelerdeki Detaylar: İBB Süreçleri ve Murat Ongun’un Rolü

Elif Güven’in 10 Nisan 2025 tarihinde verdiği ifadesinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak konusunda istekli olduğunu belirtmesi, yargılama sürecinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İfadesinde İBB’deki reklam ihale süreçleri ile ilgili Murat Ongun’un adını geçen Güven, kendi pozisyonunun yalnızca teknik şartname hazırlamak ve komisyon üyeliği ile sınırlı olduğunu ifade etti. Güven, bu süreçte herhangi bir usulsüzlük yapmadığını ve maddi menfaat sağlamadığını savunmuştur.

Ayrıca, Güven, Murat Ongun’un ihale süreçlerinin belirleyici unsuru olduğunu ve hangi firmaların bu ihalelere davet edileceğini belirlediğini öne sürdü. Eski yönetici Kağan Sürmegöz’ün de bu süreçte etkin olduğunu belirten Güven, sürecin çok sayıda firmanın belirli bir grup içinde sınırlandırıldığını vurgulayarak, İBB’de yaşanan olası yolsuzluklarla ilgili önemli detayları ortaya koymuştur. Ancak tüm bu iddialara karşın, Güven’in ifadesinin yetersiz bulunması suçlamaların ciddiyetine dair önemli soru işaretleri doğurmaktadır.

Toplumsal Algı ve Medya Etkisi

Elif Güven’e yönelik söz konusu iddialar ve süreçlerin medya aracılığıyla nasıl bir algı yarattığı, Türkiye’deki kamuoyunu derinden etkilemiştir. Özellikle muhalefete yakın medya kuruluşları tarafından yapılan haberlerin, olayı daha da kargaşalı hale getirdiği görülüyor. ‘Gizlice ifadeye götürüldü’ gibi ağır suçlamaların ve yalan haberlerin yayımlanması, birçok kişi tarafından sorgulanmaya başlandı. Bu durum, toplumda davanın taraflarına dair güvenin azalmasına sebep olabilir.

Aynı zamanda, medyada oluşan bu tür bir yanlış anlamanın, yargı sürecine de etki edebileceği endişeleri gündeme gelmektedir. Yargının bağımsızlığı ve şeffaflığı konuları taraflı haberlerle zedelenmektedir. Elif Güven hakkında yapılan spekülasyonlar, mahkeme süreçlerini olumsuz etkilerken; bu durum, yargılama sürecinin adalet duygusuna ve tarafsızlığına olan inancı daha da sorgulattı. Sonuç olarak, Elif Güven’in durumu üzerinden oluşan karmaşa ve belirsizlik, toplumsal algının manipüle edilmesine bir örnek teşkil etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Elif Güven’in ‘gizlice ifadeye götürüldü’ iddiası doğru mu?

Hayır, Elif Güven’in ifadesinin savcılıkta avukatı Nazlı Nadide Karaaslan ile birlikte alındığı ve her iki tarafın tutanağı ıslak imza ile onayladığı ortaya çıktı. Bu nedenle bu iddia asılsızdır.

Elif Güven neden etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını söyledi?

Elif Güven, soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti ve İBB’deki ihale süreçleri hakkında bilgiler vermeyi teklif etti.

Elif Güven’in ifadesi neden değerlendirmeye alınmadı?

Elif Güven’in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin yeterli görülmediği için değerlendirmeye alınmadığı belirtildi.

İBB davasında başka hangi sanıklar var?

Dava kapsamında toplamda 407 sanık bulunmaktadır, bunlardan 107’si tutuklu durumda, ayrıca 5’i ‘müşteki sanık’ olarak yer almaktadır.

Editörün Önerisi

Son günlerde Elif Güven’in yargı süreciyle ilgili gündeme gelen iddialar, muhalefete yakın medyada önemli bir yer buldu. Ancak yapılan haberlere bakıldığında, Güven’in ifade verme sürecinin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. Sanığın ifadesinin, hastaneye götürüleceği söylenerek alındığı ve bunun sonrasında avukatıyla görüşmeden ‘itirafçı yapıldığı’ konusunda ortaya atılan iddialar, resmi belgelerle çürütülmüştür. İddia akıllarda soru işaretleri bırakırken, Güven’in avukatıyla birlikte ifadesini ıslak imzayla onaylamış olması, gerçeklerin ne denli çarpıtıldığını gözler önüne sermektedir.

Güven, ifadesinde İBB içerisinde yer alan ihale süreçleriyle ilgili çarpıcı detaylar verdiğini belirtirken, bu süreçlerin yönetimindeki rolleri anlattı. Ancak, avukatının da belirttiği üzere, Elif Güven’in ifadeleri, savcılık tarafından yeterli bulunmamış ve etkin pişmanlık olarak değerlendirilememiştir. Bu durum, yargı sürecinde Elif Güven’in kişisel haksızlıklar yaşamadığını, aksine yasal süreçler içerisinde hakkını aradığını göstermektedir. Medya tarafından oluşturulan algıya karşı gerçeklerin bu denli farklı çıkması, toplum için kritik bir ders niteliği taşımaktadır.

Yazıyı Paylaş